Sayın Kardeşim
Daha önce size göndermiş olduğum “Bertaraf Olacağım” adlı yazının devamı ne yazık ki dozu gittikçe artan Dersim Harekâtı tartışması ile gündeme oturuyor. Bilgisizlerin, yıkıcıların, Truva atlarının, işbirlikçilerin, Cumhuriyet düşmanlarının, gündemi saptırmak isteyenlerin cirit attığı; konuşması gereken kesimlerin – özellikle üniversitelerin- sus pus olduğu bir final yaşanıyor. Bu tartışmanın savcısı hükümet, avukatı da CHP olmamalı. Bu Cumhuriyetin getirilerine ve değerlerine herkes sahip çıkmalı.
Cumhuriyetin aşındırılmasına yönelik her saldırıya karşı koymayı ve bildiğim yönleriyle görüşlerimi, nitelikli kitle olarak tanımladığım sizlerle paylaşmayı milli bir görev olarak benimsediğim için “Dersim tartışması milli bir tehdit haline dönüştürülmeden önce” yazmış olduğum Dersim Harekâtının arka planını da içeren yazımı son ithamlara yanıt olacak biçimde düzenleyerek sizlerle paylaşmak istedim. İyi okumalar…
Saygılarımla
24.11.2011
Yazının devamını okumak için burayı tıklayınız.
25 Kasım 2011 Cuma
14 Kasım 2011 Pazartesi
GELECEĞİN ÜNİVERSİTELERİNDE ÖZDENETİM
Sayın Kardeşim
Bugüne kadar bir türlü saydamlaştırılamayan ve kronik bir yapıya dönüşmüş üniversitelerimizi acaba hangi yapılanma ile akademik özgürlüğünü ve üniversite bağımsızlığını bozmadan- denetleyebiliriz ve yetiştireceğimiz öğrencileri küresel niteliğe kavuşturabiliriz.
Büyük bir olasılıkla bunu bugün bebek olan çocuklarınız ya da torunlarınız görecektir.
Saygılarımla
Yazının devamını okumak için burayı tıklayınız.
Bugüne kadar bir türlü saydamlaştırılamayan ve kronik bir yapıya dönüşmüş üniversitelerimizi acaba hangi yapılanma ile akademik özgürlüğünü ve üniversite bağımsızlığını bozmadan- denetleyebiliriz ve yetiştireceğimiz öğrencileri küresel niteliğe kavuşturabiliriz.
Büyük bir olasılıkla bunu bugün bebek olan çocuklarınız ya da torunlarınız görecektir.
Saygılarımla
Yazının devamını okumak için burayı tıklayınız.
1 Kasım 2011 Salı
ÜNİVERSİTE SORUNUNA GENEL BİR BAKIŞ VE BAZI ÖNERİLER
Sayın Kardeşim
Kronik tartışmaya dönüşmüş üniversite sorununa, bir de 46 yıllık bir öğretim üyesinin penceresinden bakmaya ne dersiniz? Türkiye geleceği açısından bu kurumu yeniden ele almalı, taklitçi modellerden arandırarak, dogmaya ve siyasete bulaştırmadan, bir yüzüyle ülke gerçeklerine diğer yüzüyle evrensel bilime dönük yeni bir Türk tipi üniversite oluşturmaya girişmelidir. İpuçlarını merak ederseniz bu yazıyı okumanızı öneririm…
►Önemli not: Akademik yaşama yeni başlayanların ve üniversitede yönetici olmaya niyetli olanların bu yazıyı özellikle başından sonuna kadar dikkatle okumalarını sadece önermiyorum; ayrıca rica da ediyorum.
►Önümüzdeki günlerde “Geleceğin üniversitelerinde özdenetim” adlı ikinci bir yazı alacaksınız.
Yazının devamını okumak istiyorsanız burayı tıklayınız.
Kronik tartışmaya dönüşmüş üniversite sorununa, bir de 46 yıllık bir öğretim üyesinin penceresinden bakmaya ne dersiniz? Türkiye geleceği açısından bu kurumu yeniden ele almalı, taklitçi modellerden arandırarak, dogmaya ve siyasete bulaştırmadan, bir yüzüyle ülke gerçeklerine diğer yüzüyle evrensel bilime dönük yeni bir Türk tipi üniversite oluşturmaya girişmelidir. İpuçlarını merak ederseniz bu yazıyı okumanızı öneririm…
►Önemli not: Akademik yaşama yeni başlayanların ve üniversitede yönetici olmaya niyetli olanların bu yazıyı özellikle başından sonuna kadar dikkatle okumalarını sadece önermiyorum; ayrıca rica da ediyorum.
►Önümüzdeki günlerde “Geleceğin üniversitelerinde özdenetim” adlı ikinci bir yazı alacaksınız.
Yazının devamını okumak istiyorsanız burayı tıklayınız.
23 Ekim 2011 Pazar
CENAZE NAMAZINI KILMAYI İYİCE ÖĞRENDİK
Sayın Kardeşim
Ben artık televizyonlarda şehit gömme törenlerini ve orada boy gösteren zevatı görmek istemiyorum. Bitmesini bütün kalbimle diliyorum; ancak bu yaklaşım ve anlayışla bitmeyeceğini de biliyorum. Hepimizin ruh sağlığını derinden etkilendiğini düşündüğüm bu 30 yıllık beceriksizlik, yetersizlik ve yanlış politikaların muhasebesini yapmaya ne dersiniz?
Sevgilerimle
Yazının devamını okumak için burayı tıklayınız.
Ben artık televizyonlarda şehit gömme törenlerini ve orada boy gösteren zevatı görmek istemiyorum. Bitmesini bütün kalbimle diliyorum; ancak bu yaklaşım ve anlayışla bitmeyeceğini de biliyorum. Hepimizin ruh sağlığını derinden etkilendiğini düşündüğüm bu 30 yıllık beceriksizlik, yetersizlik ve yanlış politikaların muhasebesini yapmaya ne dersiniz?
Sevgilerimle
Yazının devamını okumak için burayı tıklayınız.
5 Ekim 2011 Çarşamba
TEMEL BİLİMLER BÖLÜMLERİ TEKER TEKER KAPATILIYOR
Sayın Kardeşim
Temel Bilimlerdeki eğitim-öğretim bir ülkenin geleceği demektir. Yıllardır biline biline yapılan yanlış uygulamalar ve mensup olduğum camianın, bu hayranlık duyulması gereken eğitimi çıkarları için bir ticari metaa haline döndürmesi sonucu, çekiciliğini önemli ölçüde yitirmiş görünmektedir. En yetenekli öğrencilerin okuması gereken temel bilimler ne yazık ki iyi eğitilmemiş ve bu bölümleri meslek olarak amaç edinmemişlerin uğrak yeri olmuştur. Açıkça, tarih, biz öğretim üyeleri başta olmak üzere buna neden olanları lanetleyecektir.
Sevgilerimle. 07.11.2011
Yazının devamını okumak için burayı tıklayınız.
Temel Bilimlerdeki eğitim-öğretim bir ülkenin geleceği demektir. Yıllardır biline biline yapılan yanlış uygulamalar ve mensup olduğum camianın, bu hayranlık duyulması gereken eğitimi çıkarları için bir ticari metaa haline döndürmesi sonucu, çekiciliğini önemli ölçüde yitirmiş görünmektedir. En yetenekli öğrencilerin okuması gereken temel bilimler ne yazık ki iyi eğitilmemiş ve bu bölümleri meslek olarak amaç edinmemişlerin uğrak yeri olmuştur. Açıkça, tarih, biz öğretim üyeleri başta olmak üzere buna neden olanları lanetleyecektir.
Sevgilerimle. 07.11.2011
Yazının devamını okumak için burayı tıklayınız.
16 Eylül 2011 Cuma
TÜRKİYE BİLİMLER AKADEMİSİ’NİN İBRET VERİCİ ÖYKÜSÜ
Sayın Kardeşim
Türkiye’de önemli değişiklikler oluyor. Kendisini geliştiremeyenleri ve değiştiremeyenleri hiç de yetkin olmayanlar değiştirmeye kalkışır. Aslında darbelerin hepsi de yine aynı mantıkla bu ülkenin başına bela olmuştur.
Bırakın sokaktaki vatandaşı, üniversitelerde çalışanların bile yıllardır farkına bir türlü varamadıkları Türkiye Bilimler Akademisi’ne bakanlar kurulunun el atılmasının ve dünya bilim tarihinde bir ilk olan üye atama işleminin getirilmesinin sorumlularını, bilim adamlarımızın, üniversitelerimizin ve bilimin kimin için olduğunun anlaşılması bakımından okumanızı öneririm.
Saygılarımla.
19.09.2011
Yazının devamını okumak için burayı tıklayınız.
Türkiye’de önemli değişiklikler oluyor. Kendisini geliştiremeyenleri ve değiştiremeyenleri hiç de yetkin olmayanlar değiştirmeye kalkışır. Aslında darbelerin hepsi de yine aynı mantıkla bu ülkenin başına bela olmuştur.
Bırakın sokaktaki vatandaşı, üniversitelerde çalışanların bile yıllardır farkına bir türlü varamadıkları Türkiye Bilimler Akademisi’ne bakanlar kurulunun el atılmasının ve dünya bilim tarihinde bir ilk olan üye atama işleminin getirilmesinin sorumlularını, bilim adamlarımızın, üniversitelerimizin ve bilimin kimin için olduğunun anlaşılması bakımından okumanızı öneririm.
Saygılarımla.
19.09.2011
Yazının devamını okumak için burayı tıklayınız.
6 Eylül 2011 Salı
KİLİSENİN YAPTIĞI HATALARI ŞİMDİ BİZİMKİLER İŞLİYOR
Sevgili Kardeşim
Doğrusunu yanlışlarının üzerine oturtan her toplum er ya da geç bunun ceremesini çeker. Batı, “Aydınlanma Çağı” olarak bilinen bir atılımla bu bataklıktan kurtuldu.
Darısı, yanlışını sürdürmek isteyenlerin aydınlanmasına… Biz bu sürecin neredesindeyiz? Merak ederseniz okuyunuz…
Yazının devamını okumak için burayı tıklayınız.
Doğrusunu yanlışlarının üzerine oturtan her toplum er ya da geç bunun ceremesini çeker. Batı, “Aydınlanma Çağı” olarak bilinen bir atılımla bu bataklıktan kurtuldu.
Darısı, yanlışını sürdürmek isteyenlerin aydınlanmasına… Biz bu sürecin neredesindeyiz? Merak ederseniz okuyunuz…
Yazının devamını okumak için burayı tıklayınız.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)