27 Mayıs 2016 Cuma
BİR DEVRİN MUHASEBESİ: MENDERES NİYE ASILDI?
Değerli Kardeşim
Sapla samanın birbirine karıştırıldığı bir ortamda, doğruyu bulmada zorlanırsınız ve sürekli hata yaparsınız. İdamın uygar bir dünyada savunulur bir tarafı kalmamıştır. Ancak geçmişte yasalarla bu cezayı almışların durumunun doğru, bilimsel ve yansız değerlendirilmesi gelecek kuşakların yapacakları hataları önleme bakımından önem taşımaktadır.
Menderes olayı hepimizin ders alacağı önemli bir tarihsel olaydır. Zaman ayırıp okuyabilirseniz, sadece geçmişi değil, şu anı da doğru değerlendirme şansını yakalamış oluruz.
Saygılarımla
Yazının devamını okumak için burayı tıklayınız
8 Mayıs 2016 Pazar
ISKANDAL "Ana hava gibidir, yokluğunda anlaşılır"
Değerli Kardeşim
Ana, hava gibidir; alamadığınız zaman farkına varırsınız. Ananız yaşıyorsa – şu andaki fiziki durumu ne olursa olsun – hala arkanızdaki manevi güçtür. Lütfen onlara olması gibi davranın. Benim gibi yitirmiş iseniz, en azından bugün, günlük koşuşturmanız arasında, kalbinizin sevgi odacığından ona bir demet sunun, bağrınızda sıcaklığını, dudaklarınızda ellerinin şefkatini hissedin.
Birçoğunuzun benzerine tanık olduğu, bir kısmınızın dolaylı olarak benzerlerini duyduğu, Anadolu insanının bir dönem ilginç bir şekilde yaşadığı öykülerden birini, bizzat tanık olduğum bir öyküyü, gelecek kuşaklara not düşsün diye yazıya döktüm. Günlük sıkıntılarından uzaklaşmak ve bir dönemin insanlarını anlamak isterseniz okuyunuz derim; eğer zaman bulamaz iseniz, yine de atmayınız, Ali Demirsoy klasörünün içine sürükleyiniz, bakarsınız çocuklarınız ilginç bulabilir. Sevgilerimle.
İkinci gönderim: 08.05.2016
Yazının devamını okumak için burayı tıklayınız.
2 Mayıs 2016 Pazartesi
İSTEYENİN İSTEDİĞİ KADAR VE İSTEDİĞİ ŞEKİLDE İNANMASI “Laiklik Yeniden Tanımlanmalıdır”
Değerli Kardeşim
Türkiye her gün farklı bir gündemle uyanıyor. İstanbul Üniversitesi’ne Büyük Millet Meclisi Başkanı olarak davet edilen kişi, bağlı kalacağına ve koruyacağına yemin ettiği anayasanın laiklik ilkesi kaldırılmış ve din vurgusu yapılmış olarak yeniden düzenlenmesi için fikir beyan ediyor ve tepkiler üzerine kişisel fikri deniyor (oraya kişi olarak davet edilmemiştir; bir kurumun yetkilisi olarak davet edilmiştir; bu nedenle söylenen söz kişisel olamaz). Özellikle bu açıklama ile laiklik tekrar gündeme düştü; ilgili ve ilgisiz kişiler fikir beyan etmeye başladılar.
Üniversitelerimiz her zamanki gibi suskun; tetebbuya dalmış olmalılar. Çıt çıkmıyor. Çıt çıkmayınca, Ortaçağda yaşaması gereken insanlar meydanı boş buldukları için esip yağıyorlar. Ben emekli bir öğretim üyesi ve bir zamanların bu üniversitelerin bir üyesi olarak daha fazla sessiz kalmayı onuruma yediremedim. Özellikle öğretim üyeleri için geçerli olan “Aziz Nesin’in” ibret verici sözünü anımsatmak isterim:
İnsanlar sadece konuştuklarından değil
Sessiz kaldıklarından da sorumludurlar.
Sessiz kalamazdım. Laiklik konusunda düşüncemi iletiyorum.
Dilerim okuyan olur…
Yazının devamını okumak için burayı tıklayınız
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)