7 Nisan 2016 Perşembe

UYGARLAŞMAK KOLAY DEĞİL

Değerli Kardeşim Uygarlaşma akşam yatıp sabah sahip olacağımız bir davranış biçimi değildir. Kökleri tarihimize, çevremize, ailemize, dinimize kadar uzanmış çok bileşenli bir sistemin sonucudur. Her insanın her toplumun kendine özgü bir uygarlaşma yol haritası vardır. Benimki size ilginç gelebilir… Yazının devamını okumak için burayı tıklayınız

20 Şubat 2016 Cumartesi

Ne olur bir bilen var mı?

Ne olur bir bilen var mı? Bu coğrafya çok zor günlerden geçiyor. Belli ki geçmişte kurulan hain tuzaklara çekiliyoruz. Eğer gündemi belirleyemez, onu başkalarının eline bırakırsak, akıntıyla sürüklenmemiz kaçınılmaz olur. Bu halkın her şeyi açıkça öğrenme zamanı geldi. Geleceğe yön verebilmemiz, düştüğümüz bataklıktan kurtulabilmemiz için bize biçilmiş kaftanı öğrenmemiz kaçınılmaz görülüyor. Sürtüşmelerimizin ve çekişmelerimizin tümünü bir tarafa bırakıp, çocuklarımızın geleceği için, akılla nasıl yol alacağımızı düşünmemizin zamanı geldi. Yazının tümünü okumak için burayı tıklayınız

12 Şubat 2016 Cuma

GEÇİMSİZ TOPLUM

Değerli Kardeşim Bu coğrafyanın dini, kimlikleri, adaleti, hukuku, yönetimleri, insani ilişkileri çağımızın beklentisine cevap vermediği gibi, yönetimi, hukuku, adaleti, partileri, eğitimi, dini uygulamaları hem içeride hem dışarıda tartışılmaktadır. İş, tartışmadan çıkmış, kanlı eylemlere dönüşmüştür. Rahat hiç kimse kalmamıştır; umutlar ve beklentiler rafa kaldırılmıştır. Halk “Allah beterinden korusun” diyecek duruma gelmiştir. Aslında Türkiye treni 1946 yılında kaçırmıştı. Bugüne kadar öğündüğümüz aile ilişkileri de bu anaforun içine çekilerek, her gün onlarca yüz kızartıcı olayın işlenmesine dönüşmüştür. Bu coğrafya buraya boşuna gelmedi; aslında hep öyleydi; şimdi yarayı kaşıyanlar arttığı; ufku değil ufkun ötesini görebilecek yöneticilere sahip olmadığı için belaya saplandı. Aileden bu coğrafyaya kadar tüm kurumlarda görülen didişmelerin nedenini bir de benim gözümle okumak isterseniz buyurun… Yazının devamını okumak için burayı tıklayınız

16 Ocak 2016 Cumartesi

ÖZÜRÜ KABAHATİNDEN BÜYÜK

Değerli Kardeşim Kendimi kalabalık içinde çok yalnız hissediyorum… Devamı ekte… Yazının devamını okumak için burayı tıklayınız

6 Ocak 2016 Çarşamba

YANLIŞLARINIZI GÖRMEK İÇİN ŞU LANET “AMA” KELİMESİNİ ARTIK KULLANMAYIN!

Değerli Kardeşim Yanlışımızı düzeltmek ve bu dünyanın neresinde durduğumuzu anlamak için, çoğunluk doğruyu çarptırmada kullanılan “ama, fakat, zira, çünkü” kelimelerini kullanmayı bir kusur olarak görmeye başlamalıyız. Dikkat edin yaşamınızda kusurunuzdan kaynaklanan her eylemin savunmasını yapabilmek ya da saptırabilmek için kuracağınız cümlenin başına bir “ama” eklersiniz. Bu cümleler sizin gerçeği görmenizi önleyen cümlelerdir. Hangi eksikliğimizi hangi kusurumuzu incelemeye kalkışsak, sonunda ama’lı bir cümle ile nedenini saptırıyoruz. Bu yazıyı okuduktan sonra ama, fakat, çünkü, zira sözcükleri ile cümleye başladığınızda eminim yutkunacaksınız. Çünkü bu kelimeleri içeren cümlelerinizdeki gerçek ve bilim dışı yorumlarınız Yazının devamını okumak için burayı tıklayınız

27 Aralık 2015 Pazar

İĞNE

İĞNE Çoğumuz çok ilkel bir dönemden geçtik. Önemli anılarımız oldu. Bunlardan birini, gördüğümü, yaşadığımı 2015-2016 yılbaşı münasebeti ile ilginize sunuyorum. Değerli kardeşlerim! Dünyanın dönme ekseni 15 derece kadar eğridir; bu nedenle mevsimler oluşmuştur. Senenin yarısında dünyanın bir tarafında gündüzler uzar, geceler kısalır; diğer yarısında da tersi olur. Günlerin uzamaya başladığını gören insanoğlu, sıcağın geleceğini, doğanın harekete geçeceğini izlediği için, o dönüm noktasını yani 26 Aralığı bir çeşit bayram gibi kutlamıştır. Her şeye bulaşmış dini inançlar nedeniyle çeşitli dinler gün farklarıyla bunu şu ya da bu şekilde gün dönümü olarak kutlar. Bunu dini bir kisveye büründürmeden, astronomik bir ritmin kutlanması gibi ele alıp, insanlığın ortak bir değeri olarak barış, kardeşlik ve hoşgörü duygularımızın gelişmesine bir fırsat olarak bakalım derim. Çok da ümitli olmamakla birlikte, 2016 yılının kinden, nefretten, kandan, şiddetten, soygundan, yalandan, dolandan, hukuksuzluktan arınmış; sevgi, kardeşlik, hoşgörü, doğruluk, çalışkanlık, adalet duygularının ön plana çıktığı bir yıl olmasını dilerim. Bir insan ancak mutlu bir ülkede, toplulukta, ailede, çevrede, mutlu olabilir. Benim yıllardır beklediğim bu insani değerlere dilerim bu yıl birlikte kavuşuruz… Size yılbaşı armağanı olarak yaşanmış küçük bir öykümü zevkle ve ibretle okuyacağınızı umarak, sevgilerimle iletiyorum. Yazının devamını okumak için burayı tıklayınız.

14 Aralık 2015 Pazartesi

ACABA BEN Mİ DOĞRU DÜŞÜNME YETENEĞİMİ YİTİRDİM? YOKSA BATAĞA MI SÜRÜKLENİYORUZ?

Değerli Kardeşim Bu coğrafya batağa saplanıyor. Nerelerde hata yaptık, yapmaya devam ediyoruz? Bizi ne bekliyor? Bu katliamların suçlusu kimlerdir? Bu sefer bilgi eksikliğinden yeterli yorumlayamayabilirim. Katkınızı bekliyorum. Yazının devamını okumak için burayı tıklayınız.