5 Mart 2011 Cumartesi

EN BÜYÜK TEHLİKE DUYARSIZLIĞIMIZ

Sevgili Kardeşim
Bu yazı bugüne kadar yaptığım gibi sistemi, yönetimi, politikacıları, yazarları çizerleri, emperyalistleri, kapitalistleri, işbirlikçileri, satılmışları değil, yaklaşık 2 yıldır yazı gönderdiğim sizleri konu almaktadır.
Babam bana “eğer bildiklerini, gördüklerini, öğrendiklerini insanlara iletmez ve öğretmezsen emeklerimi haram ederim” dediği için, yaklaşık 44 yıllık öğretim elemanlığı sürem içinden kendi penceremden gördüklerimi, önem verdiğim, bu ülkenin sorunlarına omuz vereceğini düşündüğüm, benim açımdan nitelikli 5000 kadar insana belirli aralıklarla yazı gönderdim.
Belli ki, kaba bir tahminle, gönderdiğim kişiler aracılığıyla bu yazılar duruma göre 100.000-200.000 kişiye dağıtılıyor. Doğrudan gönderdiğim ya da dolaylı alan belirli kişilerden onaylayan (çoğunlukta) ya da benimsemediğini belirten çok sayıda yazı aldım. Ancak gelen mektupların adresleri özellikle beni bu yazıyı göndermeye itti. Çünkü yazılarıma görüş ve eleştiri bildiren kişilerin önemli bir kısmı doğrudan –önem vererek gönderdiğim- Türkiye’de yaşayanlardan değil, anladığım kadarıyla Türkiye ile önemli bağlantısı kalmamış, gittiği ülkelere yerleşmiş Türk kökenlilerden gelmişti. Arjantin, Şili, Meksika, Amerika Birleşik Devletleri, İngiltere, Fransa, Almanya, Hollanda, Belçika, İspanya, İtalya, Azerbaycan, İran, Türk Cumhuriyetleri, hatta Çin’in Sincan bölgesinden ve birçok diğer ülkeden.
Hâlbuki yazdıklarımı bire bir günlük bizatihi yaşayan ve sonuçlarından en çok etkilenecek kesimden, yani Sizlerden fikir beyan etmenizi ya da görüş bildirmenizi beklemiştim. Bunu yapan ve bana çok değerli katkılarda bulunan, zaman zaman yanlışlarımı bularak ya da yanılgılarımı hatırlatarak metnin orijinalinin düzeltilmesine katkılarda bulunan elektronik mektup listemde doğrudan yer alan sınırlı sayıdaki insanı bir daha şükranla anmak isterim.
Sorun sadece benim sorunum değil. Üstelik benim hiç değil. Yaşım ve kıdemim nedeniyle “unumu elemiş eleğimi ipe asmış”lardan biriyim. Sorun çocuklarımızın sorunu, sorun bu listede yer alan genç kesimin sorunu. Yaşayarak acı bir şekilde öğrenmenizin değil, önceden fark ederek gerekli önlemleri almanızın peşindeyim.
Atasözü gibi üç dört cümlelik yazıları okumakla yetinen değil, bir konuyu enine boyuna ele alıp inceleyen yazıları okumakla bir yerlere gidebileceğimizin artık farkına varalım.
Eğer çok uzun yazıldığı için okuyamadığınızı düşünüyorsanız, “elektronik mektup listemin yükünü hafifletebilmek için” lütfen bana bilgi veriniz ya da bu iletiyi aldığınızda bana boş bir ileti atınız.

Her canlının ölümü tadacağını;
ama sadece bazılarının hayatı tadacağını öğrendim…
Mevlana
Ben doğrudan yazı gönderdiğim insanlara çok değer veriyorum ve onları bu ülkenin yükünün altına girecek sütunlar olarak görüyorum. Direk demiyorum; çünkü direkler zora geldiğinde bel verir. Benim listeme aldığım insanların bel veremeyeceğine inanıyorum. Katkılarınızın çok değerli olacağını düşünüyorum. Duyarsızlığı en son Siz’e yakıştırıyorum… Sevgilerimi sunuyorum.
Yazının devamını okumak için burayı tıklayınız.