Sevgili Kardeşim,
Bu coğrafya üzerinde kara bulutların daha da yoğunlaştığı uzun zamandır biliniyor. Hanımı Sokrates’i yaşam tarzı ile ilgili olarak sürekli uyarıyor. Bir gün yine sorumsuz bir şekilde öğrencileri ile eve girerken, karışı kalın bir oklavayla kafasına vuruyor. Sokrates, öğrencilerine dönerek, bu kadar gök gürlemesinden ve şimşek çakmasından sonra dolu yağacağı belliydi. Biz de bu coğrafyada doluya tutulduk. Bunu bu ülkenin kenara atılmış çok sınırlı sayıda kalan aydını tahmin etmişti. Zayıf da olsa uyarmıştı. Bu ülkenin toprak yönetimini de aydınlar uyardı, uyarıyor. Ancak sağırlık bilinen en kötü duyu eksikliğidir…
Bu ülkenin topraklarını yaklaşık 700 yıldan beri kullanıyoruz. Nasıl kullandığımızı bir kenara bırakalım; sicilimiz temiz olmayabilir. Ancak bundan böyle nasıl kullanmalıyız, yönetmeliyiz sorusunun yanıtını arayalım. Topraklar bir millete kullanım hakkıyla verilir, tapusuyla değil; eğer onu hor kullanırsanız ya da kısa vadeli çıkarlarınız için peşkeş çekerseniz, bir gün tümüne birileri sahip çıkmaya kalkışır. Yaşamadan öğrenmeye ne dersiniz?
Saygılarımla
Yazının devamını okumak için tıklayın.