2 Mayıs 2016 Pazartesi
İSTEYENİN İSTEDİĞİ KADAR VE İSTEDİĞİ ŞEKİLDE İNANMASI “Laiklik Yeniden Tanımlanmalıdır”
Değerli Kardeşim
Türkiye her gün farklı bir gündemle uyanıyor. İstanbul Üniversitesi’ne Büyük Millet Meclisi Başkanı olarak davet edilen kişi, bağlı kalacağına ve koruyacağına yemin ettiği anayasanın laiklik ilkesi kaldırılmış ve din vurgusu yapılmış olarak yeniden düzenlenmesi için fikir beyan ediyor ve tepkiler üzerine kişisel fikri deniyor (oraya kişi olarak davet edilmemiştir; bir kurumun yetkilisi olarak davet edilmiştir; bu nedenle söylenen söz kişisel olamaz). Özellikle bu açıklama ile laiklik tekrar gündeme düştü; ilgili ve ilgisiz kişiler fikir beyan etmeye başladılar.
Üniversitelerimiz her zamanki gibi suskun; tetebbuya dalmış olmalılar. Çıt çıkmıyor. Çıt çıkmayınca, Ortaçağda yaşaması gereken insanlar meydanı boş buldukları için esip yağıyorlar. Ben emekli bir öğretim üyesi ve bir zamanların bu üniversitelerin bir üyesi olarak daha fazla sessiz kalmayı onuruma yediremedim. Özellikle öğretim üyeleri için geçerli olan “Aziz Nesin’in” ibret verici sözünü anımsatmak isterim:
İnsanlar sadece konuştuklarından değil
Sessiz kaldıklarından da sorumludurlar.
Sessiz kalamazdım. Laiklik konusunda düşüncemi iletiyorum.
Dilerim okuyan olur…
Yazının devamını okumak için burayı tıklayınız